30 Eylül 2007 Pazar

mi artık edersiniz kikik:D
26 Eylül 2007 Çarşamba
HERKES AŞK AŞK DER DURUR PEKİ NEDİR BU AŞK GERÇEKTEN CEVABINI BİLEN BİRİ VAR MI ORALARDA..VARSA VARIM BEN DESİN VE BANA AÇIKLASIN
AŞK SEVİPTE KAVUŞAMAMAK MI,BİR BİRİNİ DELİ GİBİ SEVMEK Mİ,İLK GÖRÜŞTE İŞTE O DEMEK Mİ,ALDATILMAK MI,DAHA BİR ÇOK ŞEY VAR BÖYLE YAZILACAK YA HEPSİ Mİ GİBİLERİNDEN NEYSE NE DİYORDUM ANLAMINI BİLEN BİRİ VARSA AÇIKLASIN BANA...(celly)
25 Eylül 2007 Salı
yazışmadıkları gün hatta saat olmamaya başlamışlar. adeta nefes alış gibi doğal bir bütünleşme, isim takamadıkları bir aşk gelişmiş içlerinde. tüm beşeri sıfatlardan sıyrılmış, bambaşka bir halmiş bu.aradan geçen zaman zarfında, artık kesinlikle birbirlerinden asla kopamayacaklarına inandıkları gün; tanışmaya ve evlenmeye karar vermişler.ve ikisinin de çok iyi bildikleri bir kentin çok iyi tanıdıkları bir sahilinde buluşmak üzere anlaşmışlar.hanımın elinde kırmızı güller ve dudaklarında sevgi dolu bir gülümseme olacakmış. erkek ise hiçbir alamet taşımayacakmış.nihayet beklenen gün gelmiş. genç erkek sözleştikleri yere yaklaştıkça kalbi duracak gibi oluyormuş. ışler biraz değişmeye başlamış kalbinde. ya çok çirkin bir kadınsa sevdiceği, ya kör, topal ya da………… ise. biraz hata yaptığını düşünür gibi olmuş ama çabuk savmış bu kendine ve aşkına yakışmayan düşünceleri zihninden.karşıda elinde bir gül tutan ve sağa ,sola bakınan hanımı görmüş. ıçi hop etmiş fakat dudaklarında beliren düş kırıklığını biraz olsun giderebilmek için bir, iki derin nefes almış ve son derece kararlı adımlarla hanımın yanına yaklaşmış.annesi yaşında hatta daha da yaşlı, saçları pamuk gibi bembeyaz, yüzü yaşadığı yılların derin izleri ile buruşmuş fakat dudaklarında güzel bir o kadar da şaşkın bir tebessümle kendine doğru yaklaşan genç erkeğe bakıyormuş. gözleri bin bir soru ile kıpırdıyor, yorgun gözkapakları arada bir feri kaçmış gözbebeklerini uzaklara yönlendiriyor ama yaşlı kadın gözlerini genç erkeğin bakışlarına kilitlemeye çalışıyormuş.zihninde çeşit, çeşit zıt fikirlerin koşuştuğu genç adam bir, iki yutkundu ve gücünün son raddesindeki bir hıçkırıkla,"merhaba aşkım. nasılsın." dedi.kadere teslim olmuştu. söz vermişti. biliyordu her şey olabilirdi. bir an gözlerini kapadı ve yazışmalarını hatırlamaya çalıştı. onca duygu dolu kelimeler, sevda yüklü vaatler, parlak gelecekler nasıl olmuştu da bu yaşı geçmiş hatunun kaleminden dökülebilmişti. bir türlü inanamıyordu fakat gerçek gün gibi ortadaydı.yaşlı kadının elinde tuttuğu kırmızı güller aldı ve tarif edilemeyen bir duyguyla onları öptü. sonra elini uzattı ve,"hadi kalkmana yardım edeyim aşkım. buradan uzaklaşalım. " dedi.olanları anlamsız gözlerle seyreden yaşlı kadın dudaklarını araladı ve,"ey oğul, ben yıllardır bu kelimeyi unutmuş anan belki ninen yaşta bir kadınım. neler oluyor anlayamadım ama o gülleri elimden niye aldın. onları bana şu ilerde oturan genç kız verdi. birini bekliyormuş, burada buluşacaklarmış. gelirse benim tarafımdan bu gülleri ona verir misin demişti. ben de o genci bekliyordum. yoksa o sen misin?"genç adam bir an soluksuz kaldı, boğazında düğümlenen hıçkırık ve karmakarışık duygularla yaşlı kadının işaret ettiği yöne baktı. bir çift sevgi ve minnettarlıkla parlayan yeşil göz kendisine gülümsüyordu. telaşla yaşlı kadının ellerini öptü ve gülleri ona tekrar vererek işaret edilen tarafa koşmaya başladı. genç kız da ayağa kalkmış onu bekliyordu."seni izledim. şayet gülleri almayıp geri dönseydin sessizce buradan uzaklaşacaktım. seni doğru tanımışım aşkım.. arabanın resmine bakın bakalım :D
24 Eylül 2007 Pazartesi
Yağmur
Evren Dalgıç

BU NEDENLE HİÇBİR GÜN
Bir güzel hikaye> >>>>Adamın biri artık karısının eskisi kadar iyi duymadığından korkuyormuş > >>>>ve karısının işitme cihazına ihtiyaç duyduğunu düşünüyormuş. Ona nasıl > >>>>yaklaşması gerektiğinden emin değilmiş. Bu durumu konuşmak için aile > >>>>doktorunu aramış; doktor adamın karısının ne kadar duyduğunu > >>>>anlayabilmesi için basit bir yöntem önermiş.> >>>>"Yapacağın şey şu, karından 40 adım ileride dur, normal bir konuşma > >>>>tonuyla bir şeyler söyle; eğer duymazsa 30 adım ilerisinde aynı şeyi > >>>>tekrarla, sonra 20 adım; cevap alana kadar aynı şeyi tekrarla."> >>>>O akşam karısı mutfakta akşam yemeğini hazırlarken adam işlemi > >>>>uygulamaya koymuş. 40 adım uzaklıktan karısına normal bir konuşma > >>>>tonuyla seslenmiş "Hayatım bu akşam yemekte ne var?" Cevap yok.> >>>>Mutfağa biraz yaklaşmış. Mesafeyi 30 adıma indirmiş ve soruyu > >>>>tekrarlamış "Hayatım bu akşam yemekte ne var?" Gene cevap yok.> >>>>Mutfağa biraz daha yaklaşmış, mesafe 20 adım ve tekrar sormuş "Hayatım > >>>>bu akşam yemekte ne var?" Hala cevap yok.> >>>>Adam mutfağın kapısına gelmiş artık mesafe iyice azalmış ve soruyu > >>>>tekrarlamış "Hayatım bu akşam yemekte ne var?" Gene cevap alamamış.> >>>>Bu sefer karısına iyice yaklaşmış ve aynı soruyu tekrar sormuş >"Hayatım >>>>bu akşam yemekte ne var?"> >>>>"Hayatım beşinci kez söylüyorum, Tavuk"> >>>>> >>>>
23 Eylül 2007 Pazar
çok yakınımda olduğunu fark edememişim .Bir nefes kadar yakınımdaymışsın hep, bir otobüs mesafesi kadar zaman varmış aramızda.
Ben metroda okuluma giderken cama yaslanıp cama çıkardığım buhar kadar yakınımdaymışsın da ben görememişim seni.
Fark edememişim affet.
Koni kafalı çocukların o çok beğendikleri “counter”ı oynarken hissettikleri heyecan kadar yanımdaymışsın.Karanlık sokaklarda yağmuru seyrederken seni dinliyormuşum ama haberim yokmuş.Ne talihsizlik!
Seni keşfedememek ,seni daha önce kurtaramamak düşüncelerini saran kalabalık yalnızlığından.
Şimdi sen söyle sen niye fark edemedin beni,seni ararken gözlerimin yaydığı ışığı nasıl oldu da fark edemedin .Ama geç değil sevgili. hiç bir şey için geç değil.
Mutlu olabilirsin; yılların,zamanın öcünü alabilirsin..
Değişik sürüncemeler içinde fokurdayan düşüncelerini rahat bırak sevgili,ayrılığı düşünmeyi bırak !
Bundan sonra ben varım,benden başka bir şey düşünmesin gözlerin.Kulakların sesini duymasın başka tenlerin.Sokaklar boşken senin için söylediğim şarkıları duy sevgili hiç biri umutsuz değil, hiç biri ayrılık kokmuyor yada korkmuyor.
Düşüncelerim senin olsun, kalbimi sana veriyorum. Ürkek bedenimin yaydığı heyecan da sadece senin için!Eğer titriyorsam kollarında bil ki seni özlediğimden.
Seni hissettiğimden, seni görmediğim anların acısını çıkarttığımdan .
Şimdi sen söyle sevgili, sen hisset beni.
Sence yalan mı bakıyor gözlerim yalan mı konuşuyor sözlerim?.
Hayır asla değil, asla yalan değil.
Bu çok farklı,sen yokken seni düşünmediğim bir anım bile yok! “Acaba şimdi ne yapıyor” bakışlarım gittikçe arttı.Bakışlarım konuşuyor anlamalısın,anlayacaksın.
seni neden tariflere sığdıramadığımı anlayacaksın.
Çünkü bu senin hakkın. Ama n’olur çok geç olmasın sevgili. Ben ölmeden yada başkasına dönmeden.
doğada kaybolmaya yüz tutmuş duyguların varlığından,büyüklerin o hiç vazgeçmedikleri adaletsizliklerinden ve insanların kötülüklerinden hiç korkmadan tüm hissettiklerim.
ve tüm benliğimle sendeyim.
Sevgili, arkasına bakmadan giden sevgili,inan seni hep seveceğim...
arkadaşlar siz siz olun sakın faturaları yatırmayı unutmayın yoksa böyle bir durumla baş başa kalıp kalp krizi geçirebilirsiniz...:D
işte erkeklerin kız tavlamak için düştüğü kötü durumlardan biri eee hep kızlarlamı ilgili kötü şeyler yazacağım yada koyacağım... :D
22 Eylül 2007 Cumartesi
Poland: The Sobczynscy family of Konstancin-JeziornaFood expenditure for one week: 582.48 Zlotys or $151.27
Mexico: The Casales family of CuernavacaFood expenditure for one week: 1,862.78 Mexican Pesos or $189.09
Japan: The Ukita family of Kodaira CityFood expenditure for one week: 37,699 Yen or $317.25
Italy: The Manzo family of SicilyFood expenditure for one week: 214.36 Euros or $260.11
Germany: The Melander family of BargteheideFood expenditure for one week: 375.39 Euros or $500.07












































